Kategori : Kaplıcaların faydaları - Etiketler :kaplıca, kaplıca suyu, kaplıca yararları - Tarih : 31 Mart 2012
Yapılan araştırmalara göre şifa bulmak için kaplıcaya giden hastalar şöyle sıralanmaktadır: Romatizmalılar, mide- bağırsak- böbrek ve safra kesesinden şikayeti olanlar, cilt hastaları, nefes darlığı çekenler, kısırlık ve kadın hastalığı olanlar, kalp ve damar hastalığı çekenler, sinir ve baş ağrısından muzdarip olanlar sırada yer almaktadır.
Pek çok kişi bilinçli veya bilinçsiz olarak kaplıcalardan yararlanmaya çalışıyor. Türkiye’de yılda 6.5 milyon kişi kaplıcalara gidiyor. Kaplıcaya gidenlerin yüzde 60′ı kendi kararıyla kaplıcaya gidiyor. Oysa, kaplıcalar doktor tavsiyesiyle çok etkili bir tedavi yöntemine dönüşebilir.
Mutlaka doktorların yönlendiriciliğinde gitmeleri gerekiyor. Ama günümüzde bazı hekimlerin eğitiminden kaynaklanan eksiklik nedeniyle kaplıca tedavisine karşı bir olumsuz tavırları olabilir. Bu durumda da konusunda bilimsel faaliyet gösteren universal birimlere ya da hekimlere başvurmalarını öneriyoruz. Ve sonuçta hiçbir şekilde geleneksel gidişin sağlıklı olmayı garanti etmediğini, günümüzde bu geleneksel uygulamanın bilimsel uygulamalarla desteklenmesi gerektiği bilincinde olmalarını istiyoruz.
Belki gelenek olarak sağlıklı bir insan gittiğinde çok az sorun çıkabilir ama sağlıklı değilse, belli bir tedavi amacıyla gidiyorsa, mutlaka doktor kontrolüyle ve mutlaka organ ve sistem yetersizliği olmayan, ateşli rahatsızlığı olmayan, vücudunda enfeksiyonu olmayan, tümör hadiseleri olmayan kişilerin gitmesini söylüyoruz
Kaplıca tedavisi vücut direncini arttırmak, genel durumu düzeltmek, hastanın şikayetlerini azaltmak, hastalık bulgularını ortadan kaldırmak, kalıcı hasarları önlemek amaçlarını taşımakta ve genel durumda düzelme, kan dolaşımında artma, solunumun hızlanması, iç organ işlevinde artma, vücut ısısında artma, terleme, bozulmuş hormonal ve sinirsel dengelerde düzelme, ağrılarda azalma kas spazmlarının çözülmesi, hareket kapasitesinde artma, eklem ve kaslardaki kalıcı hasarların önlenmesi, psikolojik rahatlama sağlamaktadır.
Kaplıca kürlerinin ağrı kesici etkileri kanıtlanmıştır. Özellikle bu ağrı giderici etkinin bir yıla kadar devam ediyor olması dikkat çekici. Bu sayede, hasta kullandığı ağrı kesici ilaçları azaltabilir. Özellikle romatizmal hastalıklar üzerinde etkili oluyor, genel kas ve yorgunluk ağrıları için de kaplıcalardan yararlanılıyor. Kaplıca kürünün bir diğer önemli etkisi; hastanın yaşam kalitesini yükseltmesi. Yani; kaplıca kürü sonrası kişinin daha kaliteli yaşaması mümkün oluyor. Bu kür altı aydan dokuz aya kadar etkisini gösteriyor. Psikolojik rahatlamaya da neden oluyor. Özellikle yoğun çalışma düzeninin içinde bulunan insanlara bu kürleri öneriyoruz.
Banyo tarzındaki uygulamalar vücutta birtakım fizyolojik değişikliklere neden olur. Bu değişiklikler; banyo suyunun sıcaklığına, girdiğimiz suyun yüksekliğine ve suyun kaldırma kuvvetine bağlı olarak gerçekleşir. Araştırmalardan anlaşıldığına göre; 40ºC üzerindeki sıcaklıklarda ve 10 dakikadan uzun süren, 20 dakikalık, yarım saatlik banyolarda kalp-dolaşım-solunum sistemleri üzerinde yüklenmeler gelişmektedir.
Örneğin; kalp atım sayısı artar, taşikardi olur, tansiyonda aşırı yükselme ve düşme olabilir. Pıhtılaşma bozukluğu sorunu yaşanabilir, dakika solunum sayısı artar, nefes alıp vermede zorlanma olabilir. Vücut sıcaklığında iki dereceye bağlı yükselmelerle termal stres oluşmaktadır.
Bu nedenle, en ideal su sıcaklığı derecesi 36ºC-38ºC derecedir. Yararlı etkiyi gösteren çalışmalar bu sıcaklıklarda yapılmıştır. Ancak bazı durumlarda biz kaplıca uzmanı hekimler 40ºC banyoları önerilebilir. Ama bu, fiziksel durumu uygun olan hastalarda uygulanabilir.










