İÇME KÜRLERİ : Balneoterapide termo-mineral sularla yapılan banyolardan sonra en çok kullanılan yöntem, doğal mineralli suların belirli bir sürede, gün boyu bölünmüş dozlarda ve belirli miktarlarda içilmesi ile yapılan içme kürleridir.
Elverişli “kaplıca suyunun” uygun sıcaklıklarda özellikle oda sıcaklığında içilerek kullanılabilmektedir. Bazı maden suları ihtiva ettikleri minerallerin özelliğinden dolayı içilmekle fayda verirler.
Özellikle içme için tedavide kaşınmaya benzer durumlar ortaya çıkabilir. Bunlar önemsizdir, bir süre sonra kaybolur.
Genel olarak içten tedavi adını alan bu kürün deri altına şırınga, buğu, serpintileme, gargara, lavaj gibi türleri de vardır. Günde kaç defa, ne zaman ve ne miktarda içileceği yine doktor tarafından tavsiye edilmiş olmalıdır. Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Süresi 3-6 hafta olmalıdır. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.
Burada kullanılan mineralli suyun kimyasal birleşimine bağlı olarak, sindirim sistemi organ ve fonksiyonları üzerinde doğrudan, böbrekler ve idrar yolları üzerinde ise, dolaylı etkiler ortaya çıkar. Ayrıca, kür tarzında belirli bir sürede ve belirli miktarlarda mineralli suların içilmesi ile organizma üzerinde genel olarak olumlu bir etki (resorbtif etki) de gelişir. Bu etki kendini fizyolojik ve patolojik süreçlerde bir dizi olumlu ve terapötik değişimlerle gösterir.
Termomineral suların sindirim yoluyla alınması diye de tanımlanabilen içme kürleri mineralli suyun kompozisyonuna göre endikasyon kazanır, içme küründe kullanılan su miktarı da arzulanan etkiye bağlı olarak değişir.
Örneğin, magnezyum sülfatlı sular az miktarda alınırlarsa kolagogik etki, fazla miktarda alınırlarsa laksatif etki gösterirler. Yine, hastanın bir kaplıca kürü sırasında etkisine maruz kaldığı (banyo sırasında deriden, inhalasyonla solunum mukozasından ve içmede gastrointestinal mukozadan absorbsiyon ile) tüm minerallerin kümülatif etkisi göz önünde tutulmalıdır.
ÇAMUR BANYOSU KÜRLERİ
Bazı bölgelerde yüzeye çıkan maden suyu toprağın ıslanarak çamur halini almasına neden olur. Söz konusu çamur, suyun içindeki erimiş madenlerle doymuş halde bulunur. Çamur kürü, bu çamurun içine yatılması veya çamurun vücudun önerilen yerlerine sürülmesi biçiminde uygulanır.
Bu tedavi biçiminde çamurun içinde erimiş olan kimyasal maddeler cildin gözeneklerinden içeriye sızarak hastalıklı dokuların tedavisi yönünde işlev görürler.
Tüm vücuda veya vücut kısımlarına banyolar veya paket şeklinde uygulanan rahatlatıcı bir tedavi yöntemidir. Derinin direncini arttırır. Vücutta sıkılaşma meydana getirir. Kırışık oluşmasını geciktirir. Stresi azaltır. Termal su tedavisini tamamlayıcıdır. Doğal özellikleri nedeniyle tedavi edici nitelikler taşıyan çamurun, özellikle banyo ya da paket tarzında uygulanmasıyla tedavi sağlanmaktadır.
Kaplıcalarda termal mineralli sulardan sonra en sık kullanılan diğer bir tedavi unsuru; şifalı çamurlardır. Dünyaca ünlenmiş çamur banyolarında toprak 68ºCC şifalı su ile karıştıldığında 40ºC-45<ºC bir çamur ortaya çıkar. Bu toprak kaplıca yakılarından sağlanan çok az kumlu kızıl bir kildir.
Çamur banyosu küvetini 30 cm kalınlığında dolduran kil, üzerinden geçirilen sıcak kaplıca suyu ile çamur haline getirilir.
Sıcak “kaplıca suyu” çamurun üzerinden 3-5 cm kalınlığında bir süre bekletildikten sonra kesilerek küvetten tamamen akıtılmaktadır. Daha sonra kürekle açılan çamurun içerisine hasta başı dışarıda kalacak biçimde uzanmakta üstü çamur ile örtülmektedir. Belirli bir süre çamurun içerisinde kalan hasta için günde bir defa bu işlem uygulanmaktadır.
Bu çamur banyosuda her türlü romatizma, nevralji, nevrit, polinevrit, kırık-çıkık tedavilerinde, çocuk felcinde ve kadın hastalıklarında yararlı olduğu doktor raporları ile onaylanmıştır. Maden sularıyla senelerce ıslak kalarak çamur halini almış olan kaplıca toprağı, madensel tuzlara doymuştur.
Bu çamurun içine yatıldığı veya vücuda sürüldüğü taktirde; kimyasal maddeler cildin gözeneklerinden içeriye sızarak dokulara nüfuz ederler. Çamurların sudan biraz farklı termo fiziksel özellikleri vardır. Vücutta ve dokularda daha derin, daha rahat ve güçlü bir ısınma yaratırlar. Dolayısıyla, daha yüksek sıcaklıklarda uygulanabilirler. Belirli bir bölgeye, ekleme, dize veya omuza uygulanabilirler. Birçok “kaplıcada şifalı su” ve çamur banyo terapisi uygulanabilir
İNHALASYON KÜRLERİ
Daha az bir kullanım biçimi ise soluma yoluyla kullanılmasıdır. Sıcaklıkları vücut ısısının üzerinde olan maden sularının buharından istifade edilmektedir. Tavandan veya tabandan açılan deliklerden fışkıran buharlar teneffüs edilerek (iç çekilerek) şifa aranır. Sıcak su buharının cilt sorunlarının giderilmesinde de yararlı olduğu belirtilmektedir.
KARMA KÜRLER
Mekanik uyarı ile hidroterapi uygulamaları
Girdap banyoları (jakuzi,vibrasyon banyoları)
Hubard tank (kelebek banyo)
Duşlar, spreyler (jet duş, mani jet, pedi jet, vichy duş, su altı duşları)
Balneoterapi (içme kürleri, peloidoterapi) ağırlıklıHiperasidite, Diabetes Mellitus, Obesite, Gut, Karaciğer-Safra kesesi fonksiyonel yetmezlikleri, Hepatit sekelleri, Böbrek ve İdrar Yolları Hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.
Balneoterapi (içme kürü, peloidoterapi, banyo kürü) ağırlıklıKronik piyelonefrit, Kronik sistit, Kronik prostatit, Ürolitiasiz, Fonksiyonel yetmezlik, Jinekolojik Hastalıklar tedavisinde yararlı olmaktadır.<Balneoterapi (banyo kürü ve peloidoterapi) ağırlıklıGenital organların kronik inflamasyonları, Vejetatif över yetmezliği, Fonksiyonel sterilite, Ameliyatlar sonrası adhezyon profilaksisi, Dismenore, Fluor tedavisinde yararlı olmaktadır.





© 2008 Kaplıca | Termal Otel | Spa Salonu - 
